14 Ekim 2009 Çarşamba

Blogcu kızlar toplandık



Şu blog alemi nelere kadir. Yorumlar ve mailleşmeler bazılarımızı gerçek hayatta da tanışmaya götürüyor. Rabia ile yıllardır süren dostluğumuzu genişletip 4 blogcu bir araya geldik cumartesi günü bizim evde. Hepinizin tanıdığı Yeşil Kivi'den Seçil ve Şehri Bursa'dan Çiğdem ile de tanışma imkanı bulmuş oldum. Hem de Çiğdem blogu gibi kendisi de Şehri Bursa'dan taa Gaziantep'e gelmişken yaptık bu toplantımızı.

Hazırlıklar sırasında ve misafir ağırlama kısmında Erdem'e bakma konusunda Eşimin, kayınvalidemin ve annemin çok büyük katkıları oldu. Ayrıca dolma ve sarmayı babam ve annemle birlikte bir gece önceden yaptık. Çiğdem ben misafirim dememiş ve o da Rabia ile birlikte akşam bize getirmeye çok şık ve lezzetli bir ikram hazırlamıştı (Erdem'in masadaki tek favorisi oldu).

Rabia'nın oğlu ve annesi, Seçil'in kızı, benim oğlum ve annem.. Ayrıca güzel muhabbetler, evimizde güzel bir 3 saat geçirdik. Ben çok keyif aldım. Hem tanıştığıma hem gelip misafirim olduklarına çok memnun oldum.

Menümde her zamanki gibi az ama öz şeyler vardı :) Aslında yapmak istediğim başka şeyler de vardı ama çıkan aksaklıklar yüzünden kısmet olmadı.


Sofranın jönü Zeytinyağlı kuru patlıcan ve biber dolması - yaprak sarma


Tarifini Seçil'den aldığım Makarna Salatası


Portakal ağacından aldığım ve yıllardır yaptığım lezzet: Kol Böreği


Vazgeçilmezim: Limonlu cheesecake


Çiğdem ve Rabia'nın getirdiği Kremalı Külahlar (Kreması Rabia'nın dut kremalı kekinin kremasından, harika bir krema oluyor.)


Ve annemlerin bir önceki hafta halamlarla birlikte yaptıkları cevizli-bademli sucuklar. Aslında ben de gidip bol fotoğraf çekip, yapım aşamaları ile birlikte buraya yazmak istiyordum ama gidemedim. Fotoğraf çeken akrabalarımızdan alabilirsem, yapım aşamalarını da öğrendikten sonra burada size bahsedeceğim inşallah.

Bir de bir not düşmek istiyorum: Zeytinyağlı kuru dolma benden beklenen bir tarif ama tarifi şimdi vermeyeceğim, çünkü içini babam hazırladı, bir dahaki sefere ben hazırlayıp tam ölçülerle yazmak istiyorum buraya.

Ekleme: Çiğdem'in Bursa'dan getirdiği, Bursa hatırası hediyeleri ve lezzetli Türk kahvesini yazmasam olmazdı. Tekrar teşekkür ediyorum.

1 Ekim 2009 Perşembe

Havuç Pasta


Detaylar için üzerini tıklayın

Bayram geçeli baya oldu, benim sayfanın yüzü aynı kaldı. Aslında değişik bir tarif olmadığı için bunu yayımlamayacaktım ama yeni birşeyler deneyemiyorum ve daha uzun süre sayfa aynı kalmasın diye ve tabii ki belki birilerine fikir olur diye eklemek istedim.

Pastayı yengem, yeğenim için doğum gününde yaptı. Doğum günü ayrıntıları burada. Havuç sadece pastanın görüntüsünde var. Pandispanya olarak klasik yağsız-yoğurtsuz pandispanya, krema olarakta kremşanti. Renklendirmek için sarı ve kırmızı gıda boyası. Ara katlara böğürtlen ve şeftali. (Buraya Müge'nin yoğurtlu pandispanyasını denedikten sonra artık hiç bir pandispanyayı beğenmediğimi not düşmek isterim.)

Şekil için yapılanlar:

Dikdörtgen fırın tepsisinde pandispanya pişirilir. Pandispanya uzun kenarından kesilip iki küçük dikdörtgen elde edilir. 1. dikdörtgen bıçakla traşlanarak havuç şekli verilir. Diğer katın üzerine konup aynı şekilde traşlanır. Yandan çıkan artık pandispanyalar ise tepede yaprak olarak kullanılır.

Süsleme:

Sarı ve kırmızı gıda boyası ile turuncu kremşanti elde edilip pasta kaplanır, bir çatalın ucu ile düzensiz kesik kesik kıvrımlar çizilir (çok bastırmadan). Pastanın üzerine kakao veya hindistan cevizi ara ara ve az az serpiştirilerek havuç etkisi artırılır.

Yaprak olacak parçalar alt kısım kaplandıktan sonra üzerine pandispanyalar yerleştirilip sarı ve mavi renk katılarak yeşil renkli yapılan krem şanti ile kaplanır. Dilerseniz yeşi tonlu fosfor serpip hareket verebilirsiniz.

Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...